sürme ~ سرمه
Lugat-i Naci - sürme ~ سرمه maddesi. Sayfa: 474 - Sira: 9

Lugatı naci sözlüğü sürme maddesi. osmanlıcada sürme ne demek, sürme anlamı manası, sürme osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte sürme hakkında bilgi. Arapça sürme ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada sürme anlamı
سرمه sürme ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
سرمه sürme يقول ما التركية . معنى سرمه sürme اللغة التركية
سرمه sürme می گویند آنچه ترکیه. معنای سرمه sürme زبان ترکی
sürme ~ سرمه güncel sözlüklerde anlamı:
sürme ::: (f. i.) : sürme, (bkz. : kûhl).
SüRME ::: Üç şey, gözü kuvvetlendirir: Sürme çekmek, yeşilliğe ve (bakması helâl olan) güzel yüze bakmak. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, misvâkını ve tarağını yanından ayırmazdı. Mübârek saçını ve sakalını tararken aynaya nazar eyler, bakardı. Geceleri mübârek gözlerine sürme çekerdi. (İmâm-ı Ahmed Kastalânî)
Sürme :::
- Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü
Örnek: Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu. P. Safa - Masa ve dolapta küçük çekmece.
- Sürülerek kullanılan.
- Kirpik diplerine sürülen siyah boya, is
Örnek: Genç güzel aşçı kadının kirpiklerinde sürme, parmaklarında kına yoktu. A. Gündüz - mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık.
- Sürmek işi.
- Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık.
- Çapraza alınan güreşçiyi çelme takılacak duruma getirip düşürebilmek için gerisingeri götürme.
sürme ::: (f. i.) sürme, (bkz. : kûhl).
sürme ::: devam, is, sürgü, sürme