Çağdaş Sözlük

Maslahat ~ مصلحة

Lugat-i Naci - Maslahat ~ مصلحة maddesi. Sayfa: 788 - Sira: 9

Lugatı naci sözlüğü Maslahat maddesi. osmanlıcada Maslahat ne demek, Maslahat anlamı manası, Maslahat osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte Maslahat hakkında bilgi. Arapça Maslahat ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada Maslahat anlamı

مصلحة Maslahat ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

مصلحة Maslahat يقول ما التركية . معنى مصلحة Maslahat اللغة التركية

مصلحة Maslahat می گویند آنچه ترکیه. معنای مصلحة Maslahat زبان ترکی

Maslahat ~ مصلحة güncel sözlüklerde anlamı:

MASLAHAT ::: İş, mes'ele. * Sulh yolu. * Fayda, maksad, keyfiyet. (Zıddı; mefsedettir)

maslahat ::: (a. i. sulh'dan c. : mesâlih) : 1) iş, emir, husus, madde, keyfiyet. 2) ehemmiyetli iş. 3) barış, dirlik düzenlik.

maslahat ::: fayda, iş.

MASLAHAT ::: İslâm hukûku, maslahatları nazar-ı îtibâra almış, hükümleri bunların üzerine koymuştur. Bir maslahatın dînen makbûl olabilmesi için şu şartların bulunması lâzımdır: 1- Bir şeyin maslahat olduğu kat'î (kesin) olarak bilinmelidir. 2- Umûmî (genel) olmalı, husûsî ve şahsî menfaatler maslahat olamaz. 3- Maslahatta mefsedet (bozukluk) olan bir şey bulunmamalı veya mefsedet bulunsa bile maslahat tarafı ağırlıkta olması lâzımdır. 4- Nasslara (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflere) ve icma'a aykırı olmamalı. Nasslarda, umûmî veya husûsî sûrette de olsa, maslahat olduğu anlaşılan şeyle hüküm edilebileceğine dâir bir delâlet, işâret olmalıdır. (Şâtıbî)

Şarabın haram kılınmasındaki maslahat; aklın, malın, insanın şerefinin korunmasıdır. Aynı maslahat diğer müskirâtın (sarhoş edici şeylerin) haram kılınmasında da mevcuttur. (Serahsî)

Maslahat :::


  1. İş, önemli iş, mesele.

  2. Erkeklik organı.

  3. 1) iş, durum. 2) kamu yararı.

maslahat ::: fayda , iş , keyfiyet

maslahat ::: ‬iş

maslahat ::: dirlik düzenlik

Maslahat ::: Emir; buyruk; madde; husus; dirlik düzenlik; iş

maslahat ::: (a. i. sulh'dan c. : mesâlih) 1) iş, emir, husus, madde, keyfiyet. 2) ehemmiyetli iş. 3) barış, dirlik düzenlik.

Maslahat ::: Emir; buyruk; madde; husus; dirlik düzenlik; iş

maslahat ::: istişare, iş, mesele

maslahat :::

emir; buyruk; madde; husus; dirlik düzenlik; iş

MASLAHAT :::

İş, mes'ele. * Sulh yolu. * Fayda, maksad, keyfiyet. (Zıddı; mefsedettir